Ben Bot Değil, Emek Büyütüyorum
Ben Bot Değil, Emek Büyütüyorum
Bazı yazılar vardır… Kalem onları yazarken yorulur. Çünkü cümleler kâğıda değil, insanın içine dokunur. Bugün bu satırları bir gazeteci olarak değil sadece… Kırılmış bir kadın, yorulmuş bir emekçi, ayakta kalmaya çalışan bir insan olarak yazıyorum.
Ben Ada Güncel’in imtiyaz sahibiyim. Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Yüksek lisans yapmış bir kadınım. Hayatım boyunca bu mesleği ciddiyetle yaptım. Kalemimi kimsenin üzerine kirli niyetlerle doğrultmadım. Kimsenin ekmeğinde gözüm olmadı. Kimsenin başarısından rahatsız olmadım.
Tam tersine… başarılı olan her meslektaşımla gurur duydum. Çünkü bu iş; emek isteyen, sabır isteyen, uykusuzluk isteyen bir iştir. Dışarıdan bakınca “haber paylaşmak” gibi görünür ama perde arkasında insanın ömrünü tüketen bir mücadele vardır. Ben o mücadeleyi veriyorum.
Yaklaşık iki yıldır kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalışıyorum. Kolay mı oldu sanıyorsunuz? Hayır. Çok kırıldım. Çok dışlandım. Çok küçümsendim. Çalıştığım yerlerde de uğraştılar benimle, bugün kendi gazetemi çıkarıyorum yine uğraşıyorlar. Ama şunu herkes bilsin: Ben hile yapmam.
Bugün bazı insanlar sağda solda “bot bastı”, “takipçi satın aldı” gibi şeyler söylüyormuş. Açık ve net konuşuyorum: Eğer bir tane sahte takipçi satın aldıysam, bu mesleği aynı gün bırakırım. Bu kadar iddialıyım. Çünkü ben insanları kandırarak büyümek istemiyorum. Ben rakam değil güven biriktirmek istiyorum.
Gecelerce uyumadım ben. Sabahlara kadar haber girdim. Telefon elimde, bilgisayar karşımda saatlerce gündem takip ettim. İnsanlardan gelen mesajları değerlendirdim. Sosyal medyada gördüğüm bilgileri haber diline çevirdim. Daha iyi yayın yapabilmek için teknolojik yatırımlar yaptım. Borca girdim ama vazgeçmedim. Çünkü burası benim ekmek teknem ve ben o tekneyi alın terimle yüzdürmeye çalışıyorum.
Bir arkadaşım bana yıllar önce çok önemli bir şey söyledi: “Bir gerçek takipçi, bin sahte hesaptan değerlidir.” Ben o sözü unutmadım. O yüzden bugün beni takip eden herkes gerçektir. Eleştiren de gerçektir, destekleyen de… Ve ben bununla gurur duyuyorum.
Ama insan bazen en çok neye üzülüyor biliyor musunuz? Düşmanına değil… “Bu beni arkadan vurmaz” dediği insanlara. İşte insanın içini en çok o acıtıyor. Ben kimseyle yarışmıyorum. Kimsenin koltuğunda gözüm yok. Benim kalemim başka yazıyor çünkü benim ruhum başka bakıyor hayata.
Ben bu dünyaya kötülük taşımaya değil, iyilik bırakmaya geldim. Belki bu yüzden hâlâ kırılıyorum. Ama şunu da herkes bilsin: Ben kolay vazgeçmem. Bugün büyük paralar kazanmıyor olabilirim. Hatta bazen hiçbir şey kazanmadığımı bile düşünüyorum. Ama içimde büyüyen bir hayal var. Ve ben o hayali koruyorum.
Evet, hedefim büyük. Öyle üç bin, beş bin değil… On binler de değil… Ben bir gün milyonlara ulaşacağıma inanıyorum. Çünkü emek er ya da geç karşılığını bulur.
O yüzden buradan son kez söylüyorum: Değerli meslektaşlarım… Lütfen benimle uğraşmayın. Başarıyı dedikoduyla değil, emekle ölçün. Bir insanı arkadan konuşarak değil, yaptığı işle değerlendirin. Ben sizin hatalarınıza rağmen sizi sevmeye devam ettim. Bugün de aynı yerdeyim. Kalbimde kin yok. Sadece biraz kırgınlık var. Ama bilin ki… Kırılan insanlar bazen daha güçlü ayağa kalkar. Ve ben ayağa kalkmaya devam edeceğim.
Fatma Yavaş
Ada Güncel İmtiyaz Sahibi







0 Yorum