Küresel piyasalarda değerli metallerin yükselişi yerini sert kayıplara bıraktı. Altın, gümüş, platin ve paladyum eylül ve ekim aylarını düşüşle tamamlarken, özellikle gümüş ve paladyumdaki değer kayıpları dikkat çekti. Altının ons fiyatı 4 bin doların, gümüş ise 50 doların altına geriledi.
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, yüksek petrol fiyatları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler, değerli metal piyasalarında satış baskısını artırdı. 2026 yılının ilk aylarında rekor seviyeleri test eden altın, gümüş ve platin, yılın son çeyreğine yaklaşılırken önemli kayıplarla karşı karşıya kaldı.
Eylül ve ekim aylarında dört değerli metalin de düşüş göstermesi, yatırımcıların güvenli liman olarak değerlendirdiği varlıklardaki fiyat hareketlerini yeniden gündeme taşıdı.
Altının onsu 4 bin doların altına düştü
2026 yılına 4 bin 313 dolar seviyesinden başlayan ons altın, ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor seviyeye ulaştı. Yılın ilk iki ayında yükseliş gösteren altın, mart ayında yüzde 11,32 değer kaybederek 2008 küresel finans krizinden bu yana en sert aylık düşüşünü yaşadı.
Temmuz ve ağustos aylarında yeniden toparlanma gösteren altın fiyatlarında eylül ayıyla birlikte düşüş eğilimi öne çıktı.
Eylül ayında yüzde 6,6 gerileyerek 4 bin 157 dolara düşen ons altın, ekim ayında da yüzde 6,8 kayıpla 3 bin 876 dolara kadar indi.
Böylece altının ons fiyatı, temmuz ayından bu yana ilk kez 4 bin dolar seviyesinin altında aylık kapanış gerçekleştirdi.
Gümüşte kayıp daha büyük: 50 dolar sınırı aşıldı
Değerli metaller arasında en dikkat çekici düşüşlerden biri gümüşte yaşandı.
Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün ons fiyatı, ocak ayında 121,7 dolara yükselerek tarihi zirvesini gördü. Ancak ilerleyen aylarda küresel ekonomik gelişmelerin etkisiyle sert dalgalanmalar yaşandı.
Ağustos ayını 65,5 dolardan tamamlayan gümüş, eylül ayında yüzde 7,6 düşerek 60,5 dolara geriledi.
Ekim ayında ise kayıplar hızlandı. Gümüşün ons fiyatı yüzde 18,8 değer kaybederek 49,1 dolara indi.
Bu gelişmeyle gümüş, Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 50 doların altında aylık kapanış yaptı.
Platin fiyatlarında yüzde 16’yı aşan düşüş
Otomotiv ve sanayi sektörlerinde yaygın olarak kullanılan platin de küresel piyasalardaki olumsuz görünümden etkilendi.
2026 yılına 2 bin 54 dolardan başlayan platinin ons fiyatı, ocak ayında 2 bin 923,3 dolarla rekor kırdı.
Yılın ilk yarısında yüzde 24,4 değer kaybeden platin, temmuz ve ağustos aylarında kısmi toparlanma yaşadı.
Ancak eylül ayında yüzde 4,6 gerileyerek 1.712 dolara düşen platin, ekim ayında yüzde 16,2’lik yeni bir kayıpla 1.434 dolardan kapanış yaptı.
Paladyumda kritik eşik: Bin doların altına geriledi
Değerli metaller arasında sert satış baskısıyla karşılaşan bir diğer ürün paladyum oldu.
Yılın ilk yarısını yüzde 24,2 kayıpla tamamlayan paladyum, temmuz ve ağustos aylarında yükseliş kaydetmesine rağmen bu kazanımlarını koruyamadı.
Eylül ayında yüzde 11,1 değer kaybeden paladyum, ekim ayında da yüzde 19,1 geriledi.
Böylece paladyumun ons fiyatı, Haziran 2025’ten bu yana ilk kez bin doların altına indi.
Değerli metaller neden düşüyor?
Uzmanlara göre değerli metallerdeki gerilemenin arkasında birden fazla küresel gelişme bulunuyor.
Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yüksek tutması, enflasyon endişelerini artırırken merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Faiz getirisi bulunmayan altın ve diğer değerli metaller, yükselen tahvil getirileri ve güçlü dolar karşısında baskı altında kalıyor.
Öte yandan küresel ekonomik büyümenin yavaşlayacağına ilişkin beklentiler, sanayide kullanılan gümüş, platin ve paladyuma yönelik talep görünümünü de olumsuz etkiliyor.
Altın ve gümüş yatırımcılarını neler bekliyor?
Piyasa değerlendirmelerinde, önümüzdeki dönemde petrol fiyatları, doların seyri, merkez bankalarının faiz kararları ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olacağı vurgulanıyor.
Enerji fiyatlarında yaşanabilecek gerileme ve para politikasında gevşeme beklentilerinin güçlenmesi, değerli metaller üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Buna karşılık yüksek faiz ortamının devam etmesi ve küresel ekonomik büyümenin zayıflaması, özellikle sanayi talebine duyarlı metallerde toparlanmayı sınırlayabilir.
Türkiye’de altın ve gümüş yatırımı yapan vatandaşlar açısından ise uluslararası ons fiyatlarının yanı sıra dolar/TL kurunun seyri de önem taşıyor. Bu nedenle küresel piyasalardaki düşüşlerin yurt içindeki gram fiyatlarına aynı oranda yansıması gerekmiyor.






Bir yanıt yazın