İKİ YÖNLÜ BASKI ALTINDA GERİLİM DOLU BAŞLANGIÇ
Yeni aya girilirken altın cephesinde tablo oldukça gergin. ABD’de patlak veren faiz artışı ihtimalleri ons altını köşeye sıkıştırırken, iç piyasada gram altının kaderi dolar/TL kurunun hareketlerine endekslenmiş durumda. Sabah saatlerinde ons altın 4.435 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışırken, gram altın 6.883 lira bandında kıstırıldı. Ağustos ayını yüzde 9,43’lük devasa bir aylık kazançla kapatmasına rağmen, zirveden yenen bu ani darbe piyasadaki iştahı tamamen kesti. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede sert adımlar atılacağı yönündeki şahin sinyalleri, eylül ayında 25 baz puanlık bir faiz artışı ihtimalini yüzde 60’ın üzerine fırlattı. Öte yandan, Brent petrolün 91 doları aşmasıyla küresel enflasyon hortlarken, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,78’e dayanması faiz getirisi olmayan altının karşısına devasa bir rakip çıkardı.
GRAM ALTINI BEKLEYEN KUR ÇIKMAZI
Türkiye’deki yatırımcıyı ikili bir kıstas bekliyor. Ons tarafındaki olası küresel satış dalgaları dolar/TL’deki olası yukarı yönlü hareketlerle dengelenmeye çalışılacak; ancak kurun yatay seyretmesi durumunda uluslararası piyasalardaki tüm sert düşüşler doğrudan iç piyasadaki gram fiyatına yıkılacak.
EYLÜL AYININ KADERİNİ ÇİZECEK KRİTİK VERİ FIRTINASI
Piyasa gözlerini tamamen eylül boyunca peş peşe patlayacak veri bombalarına çevirmiş durumda. Ayın ilk tetiği 1 Eylül’de ABD açık iş sayısı ve imalat sanayi verileriyle çekilecek. Hemen ardından 2 Eylül’de ADP özel sektör istihdam raporu ve Fed Bej Kitap raporu, Amerikan ekonomisindeki ücret ve fiyat baskılarını gözler önüne serecek.
3 Eylül’de açıklanacak birim iş gücü maliyetleri, şirketlerin omuzuna binen yükü göstererek yeni enflasyon paniklerini tetikleyebilir. 4 Eylül’de ise tüm gözler ağustos ayı tarım dışı istihdam raporuna kilitlenecek; güçlü gelecek bir istihdam tablosu Fed’in elini tamamen rahatlatıp altına yeni bir darbe vurabilir.
ENFLASYON VERİLERİ VE FED’İN BÜYÜK KARARI
Eylülün ikinci yarısı piyasalar için adeta bir test sürüşü olacak. 10 Eylül Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve 11 Eylül’de açıklanacak kritik Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Fed’in 15-16 Eylül tarihlerindeki olağanüstü toplantısı öncesi ipi göğüsleyecek en önemli eşikler olacak. Enflasyonda yaşanacak en ufak bir inatçılık faiz artışını körüklerken, 16 Eylül Türkiye saatiyle 21.00’de duyurulacak faiz kararı ve Fed üyelerinin çizeceği noktasal grafik piyasanın yönünü mühürleyecek. Ayın sonuna doğru ise 29-30 Eylül tarihlerinde gelecek yeni açık iş verileri, özel sektör istihdamı ve Fed’in favori enflasyon göstergesi PCE ile eylül defteri kapanacak. Enflasyonun yavaşlayıp istihdamın soğuduğu senaryo altına can suyu olurken, güçlü ekonomi ve fırlayan tahvil faizleri 4.400 dolar hattını tarihin tozlu raflarına gömecek bir baskı yaratabilir.






Bir yanıt yazın