YAĞMURA RAĞMEN ADALET ÇIĞLIĞI: “ROJİN’E VE HAKAN’A NE OLDU!?”
Kuşadası’nda kadınlar, gazeteciler ve yurttaşlar adalet için İsmail Cem Barış Meyda'nda buluştu
Kuşadası Kadın Platformu, Kuşadası Kent Dayanışması ve Kuşadası Çevre Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen basın açıklaması, 21 Ekim Salı günü saat 18.00’de Kuşadası’nda kadınlar, gazeteciler ve yurttaşlar adalet için İsmail Cem Barış Meyda'nda buluştu.
Yağmura rağmen yoğun bir katılımın olduğu buluşmada, öldürülen gazeteci Hakan Tosun ve ölümü karartılan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş için adalet talebi bir kez daha haykırıldı.
Katılımcılar ellerinde “Adalet istiyoruz”, “Rojin’e ne oldu?”, “Hakan Tosun için adalet” yazılı dövizlerle alanı doldurdu. Basın açıklaması boyunca sık sık “Kadın cinayetleri politiktir”, “Gazeteciler susmaz”, “Adalet istiyoruz” sloganları atıldı.
“Kadınlar, gazeteciler ve vicdan sahibi insanlar susmayacak”
Platform adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün burada Hakan Tosun ve Rojin Kabaiş için toplandık.
Hakan Tosun 10 Ekim günü sokak ortasında öldürülen gazeteci arkadaşımız, Rojin Kabaiş ise bir yıl önce ölümü karartılan genç bir kadın. Her iki olay da kadın hakları, basın özgürlüğü ve adalet mekanizması açısından derin bir krizin göstergesidir.”
Açıklamada, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada bir yıldır ilerleme kaydedilmediği, delillerin karartıldığı ve “intihar süsü” verilerek adaletin engellendiği vurgulandı.
Kamuoyuna yeni yansıyan raporlarda Rojin’in bedeninde iki farklı erkek DNA’sı tespit edilmesine rağmen, dosyanın halen aydınlatılamadığına dikkat çekildi.
“Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkı ellerinden alınırken, gerçeklerin üstünün örtülmesine artık tahammülümüz kalmadı.
Rojin için adalet istiyoruz ve ısrarla soruyoruz: Rojin’e ne oldu?”
Gazeteci Hakan Tosun’un ölümü “asayiş olayı” değil
Basın açıklamasında bir diğer vurgu da, çevre mücadelesiyle tanınan gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesi üzerineydi.
Tosun’un çevre talanlarını, işçi direnişlerini ve doğa mücadelelerini konu alan belgeselleriyle tanındığı hatırlatılarak, saldırının basit bir olay değil, basın özgürlüğüne yönelik sistematik bir tehdit olduğu belirtildi.
“Kamera kayıtlarının sızdırılması ve ardından silinmesi, polisin olaya kayıtsız kalması, bu cinayetin tesadüf olmadığını gösteriyor.
Hakan Tosun için adalet istiyoruz ve soruyoruz: Hakan’a ne oldu?”
“Türkiye Yüzyılı ancak adaletle mümkün”
Açıklamanın sonunda, Türkiye’de kadınların, gazetecilerin ve toplumun en savunmasız kesimlerinin korunmadığı bir dönemde, “adalet yüzyılı” söyleminin anlamını yitirdiği vurgulandı.
“Türkiye Yüzyılı ancak kadınların, gazetecilerin ve toplumun en savunmasız kesimlerinin korunabildiği bir yüzyıl olursa adaletin yüzyılı olur.”
Katılımcılar ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı yasanın etkin biçimde uygulanması gerektiğini yineledi.
Basın açıklaması, Hakan Tosun’un “Umudumuzu yitirirsek yenilmiş oluruz…” sözleriyle son buldu.
Yağmurun altında yükselen ortak ses: Adalet
Etkinlik sonunda Rojin ve Hakan’ın isimleri defalarca sloganlarla anıldı.
Katılımcılar, “Gerçekler ortaya çıkana, failler cezalandırılana kadar susmayacağız” diyerek eylemi sonlandırdı.
https://www.instagram.com/p/DQFFUHFDKj0/?igsh=anpwYWE3aDMxcWNz








Benzer Haberler
Kuşadası Yasa Büründü: Alican Çelik'e Hüzünlü Veda
Nostalji ve Gelecek Kuşadası’nda Buluşuyor: Mahmut Esat Bozkurt İlkokulu’nda 40. Yıl Heyecanı
SON DAKİKA: Buca Belediyesi Operasyonunda İfadeler Tamamlandı
Söke ve Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Yasemin Gökcen Gürsoy İstifa Etti
KUŞADASI'NIN HAFIZASINA CAN SİMİDİ: 200'ÜNCÜ SAYIDA KRİTİK ÇAĞRI
Efeler’de İş Yerine Molotoflu Saldırı: Şüpheli Tutuklandı
Tarihi Gün: İkiçeşmelik Mahallesi Sağlıklı Suya Kavuştu! Bir Mahalle Muhtarının "İnatçı" Zaferi
Kuşadası’nda Büyük İddia: Priva Çarşı’da "Kaçak" İmparatorluğu mu Kuruldu?