Unutulmaya Yüz Tutmuş Bir Sanatın Fedakâr Neferi: 35 Yıllık Terzi Fikret Yılmaz ve Kuaför Sanatçısı Yeliz Yılmaz’dan Gençlere Hayat Dersleri
Modern dünyanın hızla dijitalleştiği, her şeyin seri üretim ve tüketim üzerine kurulduğu günümüzde, el emeğinin ve zanaatin kıymeti her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. Aydın'ın Efeler ilçesi Cuma Mahallesi 213 Sokak'ta faaliyet gösteren Ege Eymen Moda Evi'nin kurucusu Fikret Yılmaz, tam 35 yıldır bu gerçeği yaşatan ustalardan biri. Fabrika koridorlarından tezgahın başına uzanan hayat hikayesi; yalnızca bir mesleğin icrasını değil, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatin ve emeğin asaletini gözler önüne seriyor.
Fabrikadan Kendi Tezgahına Uzanan 35 Yıl
Çalışma hayatına tekstil fabrikalarında işçi olarak adım atan Fikret Yılmaz, yıllar süren kurumsal tecrübenin ardından cesur bir karar alarak kendi iş yerini açtı. Yaklaşık 20 yıldır kendi adına bağımsız olarak faaliyet gösteren Yılmaz, terziliği sadece bir geçim kapısı değil, bir yaşam biçimi olarak görüyor.
Yılmaz, bu uzun soluklu serüveni şu sözlerle özetliyor:
"Bu işe yıllarımı verdim. Fabrikalarda çalıştım, tozunu yuttum, piştim. Ancak kendi işinizi kurmanın, kendi tezgahınızın başında üretmenin verdiği huzur bambaşka. Terzilik sadece kumaşı kesip dikmek değildir; bir hayali, bir duruşu şekillendirmektir. İnsanlar işini severek yaptıktan sonra her meslekte zirveye çıkabilir ve çok güzel kazançlar elde edebilir."
Kapitalizmin Kıskacında "Zanaat" Gerçeği ve Gençliğe Uyarı
Her çocuk gibi ortaokul ve lise yıllarında farklı hayalleri olduğunu belirten Fikret Yılmaz, günümüz gençliğinin tek tip bir kariyer dayatmasıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor. Toplumun gençleri yalnızca akademik başarılara odakladığını, oysa meslek sahibi olmanın da en az okul okumak kadar kıymetli ve onurlu bir yol olduğunu vurgulayan Yılmaz, şu önemli değerlendirmelerde bulundu:
"Eskiden herkes doktor, mühendis olmak isterdi. Bugün de sistem gençleri hep aynı kalıba sokuyor. Gençlerimize okumanın dışında başka bir seçenek kodlamadık, kodlamıyoruz. Oysa dünya şartları çok hızlı ilerliyor, kapitalizmin ve paranın hüküm sürdüğü bu düzende erkeklerin hayata tutunabilmesi, ellerinde mutlaka altını olan bir bileziğin, yani birden fazla mesleğin olması gerekir. Meslek sahibi olmak asla bir kayıp değil, aksine hayatın en büyük güvencesidir."
Ege ve Eymen: Evlatların Adıyla Yaşatılan Marka
İki çocuk babası Fikret Yılmaz, işine olan sevgisini ve ailesine duyduğu bağlılığı kurduğu moda evinin adında birleştirdi. İki evladının adını bu tezgaha kazıyan Yılmaz, onların kendi ilgi alanlarına yöneldiğini ifade etti:
"Çocuklarımın adını yaşatmak için dükkanımın adını Ege ve Eymen Moda Evi koydum. Onların bu mesleğe birebir ilgi duymasını isterdim, ancak hayat onları başka yollara itti. Biri futbol alanında, diğeri ise görsel sanatlar yönünde kariyer planlıyor. Saygı duyuyorum, çünkü önemli olan hangi işi yaparsanız yapın, o işi en iyi şekilde yapmaktır."
Emek ve Sanatın Birleştiği Yuva: Yeliz Yılmaz Dokunuşu
Fikret Yılmaz’ın bu fedakâr mücadelesinde en büyük destekçisi ise hayat arkadaşı Yeliz Yılmaz. Aydın'ın tanınmış kadın kuaförlerinden biri olan Yeliz Yılmaz, bu mesleğe çıraklığından bu yana büyük bir aşkla bağlı. Kuaförlüğü sadece bir işlem olarak değil, bir sanat olarak gören Yeliz Yılmaz, mesleğine olan saygısıyla çevresinde takdir topluyor.
Fikret Yılmaz, eşiyle olan bu ortak paydalarını şu sözlerle vurguluyor:
"Eşim Yeliz Yılmaz da tıpkı benim gibi, bu sanatın mutfağından, çıraklıktan yetişti. O da kuaförlük mesleğini ilk günkü heyecanıyla, severek icra ediyor. İkimiz de kendi alanımızda, alın terimizle evlatlarımızı yetiştirdik. İki meslek sahibi ana babanın evlatlarına sunduğu bu tablo, aslında çalışmanın ve üretmenin en saf halidir."
"Gençlerimize Nasihat: Emeğinize Sahip Çıkın"
Sözlerinin sonunda bugünün gençliğine ve ailelerine seslenen tecrübeli terzi Fikret Yılmaz, tavsiyelerini şu net cümlelerle noktaladı:
"Gençlerimize nasihatim odur ki; hiçbir emek zayi olmaz. Masabaşı işler her zaman herkes için uygun olmayabilir ama elleriyle değer üreten, sanat icra eden insan her yerde hayata tutunur. Unutulmaya yüz tutmuş meslekler aslında geleceğin en kıymetli değerleridir. Paranın ve kapitalizmin çok hızlı tükettiği bu dünyada, insanın kendi elleriyle yarattığı eserden duyduğu mutluluğun yerini hiçbir şey tutamaz."








Benzer Haberler
Bülent Ersoy'dan Kuşadası konseri ile ilgili açıklama: Küfür ve playback iddiaları gündeme gelmişti
Bülent Ersoy'un Kuşadası konserinde gergin anlar!
MAVİŞ GÖZLERİ VE KENDİNE HAS DİKSİYONUYLA KUŞADASI’NIN UNUTULMAZ SİMGESİ “NASİHAT BABA”YI KAYBETTİK
Kuşadası'nın Tek Leylek Yuvasında Hüzünlü Veda: "Yavruların Güvenliği İçin Doğaya Sahip Çıkmalıyız"
Yalova'da Cani Koca Dehşet Saçtı: Hamile Kadın Yaşamını Kaybetti
Özlem Çerçioğlu Gençlerin En Beğendiği Başkanlar Listesinde İlk 5'te
AYDIN’DA ULAŞIM YATIRIMLARINA DEVAM: EFELER’İN ÖNEMLİ ARTERLERİNDEN DEDEKUYUSU CADDESİ YENİLENİYOR
Aydın'da 3 belediye daha AK Parti'ye mi geçiyor? Erdem'den flaş açıklama