Teknoloji, Fıtrat ve Toplumsal Sorumluluklarımız
Son dönemlerde bilimsel ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler, yalnızca hayatın pratik yönlerini değil, doğrudan insanın varlık, kimlik ve fıtrat boyutunu etkilemeye başlamıştır. Özellikle Çin’de yürütülen “yapay rahim içerisinde bebek yetiştirme” deneyleri, insan neslinin doğal süreçlerden koparılmasına yönelik ciddi bir müdahale niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte, küresel ölçekte çeşitli ideolojik hareketler tarafından desteklenen “cinsiyetsizleştirme” akımları, kadın ve erkek olma hakikatini ve aile kurumunu görmezden gelen bir anlayışı topluma dayatmaktadır.
İslam dini açısından bakıldığında bu tür girişimler, fıtratın korunması ilkesine aykırıdır. Kur’an-ı Kerim’de insan “eşref-i mahlûkat” olarak tanımlanmış, aile kurumunun devamı, neslin muhafazası ve kadın-erkek farklılığının hikmetli bir düzen içerisinde varlığını sürdürmesi temel esaslardan biri kabul edilmiştir. Dolayısıyla insanın yaratılışına aykırı her türlü müdahale, hem bireysel hem toplumsal açıdan ciddi sorunlara kapı aralamaktadır.
Teknolojik Bağımlılığın Yeni Boyutu
Teknolojinin yalnızca laboratuvarlarda değil, gündelik yaşamda da önemli riskler barındırdığı görülmektedir. Yakın dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, cep telefonları aracılığıyla hızlı ve sürekli kısa video tüketiminin, bireyler üzerinde alkol kullanımına kıyasla dört kat daha fazla olumsuz etki doğurduğunu ortaya koymuştur. Dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, bağımlılık ve sosyal ilişkilerde zayıflama bu etkilerin başında gelmektedir. Bu durum özellikle çocuk ve genç bireyler açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Milli ve Manevi Değerlerin Aktarımı: Yaz Kur’an Kursları
Bu bağlamda, toplumsal değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına müftülüklerimiz bünyesinde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri büyük önem arz etmektedir. Her yıl yaz döneminde açılan Kur’an kursları, çocukların yalnızca dini bilgi edinmelerine değil, aynı zamanda milli ve manevi değerlerle tanışmalarına vesile olmaktadır.
Çocuklarımız bu kurslarda Kur’an okumayı öğrenmenin yanı sıra; paylaşmayı, merhameti, sorumluluğu ve ahlakî ilkeleri de kavramaktadır. Yaz Kur’an kurslarında düzenlenen sportif, kültürel ve sosyal faaliyetler sayesinde öğrencilerimiz hem tatillerini verimli geçirmekte hem de yeni eğitim-öğretim dönemine zihinsel ve manevi açıdan hazırlanmaktadır. Özellikle okul öncesi çağdaki öğrenciler için sunulan değerler eğitimi, gelecekte sağlıklı bir kişilik ve kimlik gelişiminin temellerini oluşturmaktadır.
Sonuç
Günümüz dünyasında insan fıtratını hedef alan yapay projeler ve kimliksizleştirme girişimleri karşısında toplumların en önemli sığınağı, kendi değerlerini muhafaza etmeleridir. Diyanet İşleri Başkanlığımız ve müftülüklerimiz, neslin korunması ve aile kurumunun güçlendirilmesi için yürütülen faaliyetlerle bu misyona hizmet etmektedir.
Velilerimize düşen görev ise, çocuklarını teknolojik bağımlılıklardan koruyarak onları sağlam bir değerler eğitimi ile geleceğe hazırlamaktır. Zira milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş bir nesil, hem ülkemizin hem de insanlığın yarınlarını inşa edecek en güçlü teminat olacaktır.
Hasan GÖKMEN
Kuşadası Müftülüğü Şube Müdürü
Müftü Vekili








Benzer Haberler
ELVEDA EY RAMAZAN
KADİR GECESİ: ÜMMET-İ MUHAMMED’E VERİLEN BÜYÜK İLAHÎ LÜTUF
Bir Gece ki Bin Aydan Daha Hayırlı
Vahyin Yolculuğu: Hira’dan Dijital Çağa
Kalbe Konan Gömlek
Ramazan Ayında Düşünmemiz Gerekenler
Söke İlçe Müftülüğü’nden Görkemli Fener Alayı Programı
Peygamberimiz, Cami ve Hayat