Kurban Bayramı’nın Ruhuna Uygun İbadet Bilinci
Kurban Bayramı’nın gelmesiyle birlikte vatandaşlarımızda kurban ibadetine dair hazırlıklar da hız kazanmıştır. Bu mübarek ibadetin hem dini ölçülere uygun hem de bilinçli bir şekilde yerine getirilmesi büyük önem arz etmektedir. Kurban, sadece et elde etmek için yapılan bir işlem değil; Allah’a yakınlaşma niyetiyle yerine getirilen önemli bir ibadettir. Bu sebeple kurbanlık hayvanın seçiminden kesim vaktine kadar dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır.
Öncelikle kurbanlık hayvanın İslam’ın belirlediği şartları taşıması gerekmektedir. Koyun ve keçinin bir yaşını, sığır ve mandanın iki yaşını, devenin ise beş yaşını doldurmuş olması şarttır. Bunun yanında hayvanın sağlıklı olması da önemlidir. İki gözü veya bir gözü kör, yürüyemeyecek derecede topal, aşırı zayıf ya da dişlerinin çoğu dökülmüş hayvanların kurban edilmesi dinen caiz değildir. Aynı şekilde kulakları, kuyruğu kökünden kesilmiş hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir.
Son günlerde vatandaşlarımızdan gelen sorular arasında özellikle bazı satıcılar ve zincir marketlerin uygulamaları dikkat çekmektedir. Bazı firmaların, kurbanın sadece etini teslim edeceklerini; kelle, sakatat ve derisini ise kendilerinde bırakacaklarını ya da bunları kesim ücreti karşılığında alıkoyacaklarını ifade ettikleri görülmektedir. Hatta kimi zaman bu parçaların hayır kurumlarına verileceği belirtilmektedir.
Oysa kurban ibadetinde hayvanın tamamı kurban sahibine aittir. Kurbanın herhangi bir parçasının kesim ücreti olarak verilmesi dinen uygun değildir. Nitekim Hz. Ali (r.a.) şöyle nakletmektedir:
“Resûlullah (s.a.s.), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çulları yoksullara paylaştırmamı emretti ve bunlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı. ‘Kasap ücretini biz kendimiz veririz’ buyurdu.”
(Buhârî, Hac, 120-121; Müslim, Hac, 348)
Bu rivayetten de anlaşılacağı üzere kurbanın derisi, sakatatı veya herhangi bir parçası ücret karşılığı başkasına bırakılamaz. Böyle bir uygulama, kurban ibadetinin ruhuna zarar vermekte ve kişiyi adeta sadece et satın alan bir konuma düşürmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımızın kurban satın alırken yapılan sözleşme ve şartlara dikkat etmeleri büyük önem taşımaktadır.
Bir diğer önemli konu ise kurban kesim vaktidir. Bayram namazı kılınan yerlerde kurban kesimi ancak bayram namazından sonra başlayabilir. Bayram namazı kılınmadan önce kesilen hayvan kurban yerine geçmez. Bayram namazı kılınmayan yerlerde ise sabah namazı vaktinin girmesiyle birlikte kurban kesilebilir. Bu konuda özellikle kasaplarımızın ve vatandaşlarımızın hassasiyet göstermesi gerekmektedir.
Kurban Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna günlerdir. İbadetlerimizin kabul olması için dini ölçülere riayet etmeli, kurbanlarımızı bilinçli ve hassas bir şekilde eda etmeliyiz. Rabbim yapacağımız ibadetleri kabul eylesin, bayramımızı birlik ve beraberlik içerisinde huzurla idrak etmeyi nasip etsin.
Saygun Toygar
Söke İlçe Vaizi








Benzer Haberler
Kökleri İnsanlık Tarihi Kadar Eski Bir Teslimiyet Hikayesi: Kurban
Kurban Bayramı’nın Ruhuna Uygun İbadet Bilinci
KURBAN: PAYLAŞMANIN VE İNSAN KALABİLMENİN BAYRAMI
BAĞARASI’NDA EĞİTİMİN ADRESİ DEĞİŞTİ: KUR’AN KURSU DİYANET’E DEVREDİLDİ!
ÇOCUKLARIMIZ NEREYE GİDİYOR?
ELVEDA EY RAMAZAN
KADİR GECESİ: ÜMMET-İ MUHAMMED’E VERİLEN BÜYÜK İLAHÎ LÜTUF
Bir Gece ki Bin Aydan Daha Hayırlı