Kökleri İnsanlık Tarihi Kadar Eski Bir Teslimiyet Hikayesi: Kurban
İnsanlık tarihi sadece savaşlardan, keşiflerden ve teknolojik gelişmelerden ibaret değildir; aynı zamanda inancın, itaatin ve "feda edebilme" bilincinin de tarihidir. Bu bilincin en somut, en köklü tezahürlerinden biri hiç şüphesiz "kurban" ibadetidir.
Bugün çoğumuzun yılda bir kez bir araya gelinen, sofraların paylaşıldığı bir bayram olarak gördüğü Kurban, aslında insanlığın ortak hafızasında binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir.
Peki, nereden gelir bu ibadet, nasıl başlamış ve bugünkü şekline nasıl dönüşmüştür?
İlk Adım: Habil ile Kabil ve İlk Arayış
Kurban kavramının izini sürmek, bizi insanlığın atası Hz. Adem (a.s.) ve ailesine kadar götürür. Yeryüzünün ilk iki kardeşi Habil ile Kabil aralarında bir anlaşmazlığa düşmüş, Hz. Adem de onlara Allah'a birer kurban takdim etmelerini önermişti. Kimin kurbanı kabul edilirse onun isteği gerçekleşecekti. Habil, kurban olarak sürüsünün en güzel, en kusursuz koçunu seçerken; Kabil, toprağın en verimsiz, en zayıf ürünlerini kurban olarak seçmişti. Niyeti halis olan Habil'in kurbanı kabul edilmiş, Kabil'inki ise kabul edilmemişti. Bu olayı Rabbimiz Mâide Suresi 27. ayetinde şöyle anlatmaktadır:
"Onlara, Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, 'Andolsun seni öldüreceğim' dedi. O da, 'Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder' dedi."
Bu ilk kıssa, kurbanın tarihsel özünü daha en başından belirlemiştir: Kurban, sadece bir nesnenin feda edilmesi değil; niyetin ve samimiyetin ortaya konulmasıdır. Önemli olan adanan şeyin maddi değeri değil, kalbin derinliklerinden gelen adanmışlık ruhudur.
Dönüm Noktası: Hz. İbrahim ve Oğlu Hz. İsmail’in İmtihanı
Kurban tarihinin en sarsıcı, adeta insanın iliklerine kadar işleyen anı ise Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in kıssasıyla karşımıza çıkar. Evladını kurban etmekle imtihan edilen bir babanın teslimiyeti ve babasına "Babacığım, sana emredileni yap" diyen bir oğlun metaneti... İnsan psikolojisinin ve inancının sınırlarını zorlayan bu büyük imtihan, Yüce Allah'ın emri ile Cebrail (a.s.)'ın Hz. İsmail'e bedel olarak getirdiği koçun kesilmesiyle sonuçlanmıştır. İmtihanın her iki tarafı da üzerlerine düşen bu ağır sorumluluğu yerine getirme iradesini göstererek bu büyük imtihanı kazanmışlardır. İtaat ve merhamet bu noktada birleşmiştir.
İslamiyet ile Gelen Sosyal Reform
İslamiyet’in gelişiyle birlikte kurban, sadece bireysel bir ibadet şeklinden çıkıp muazzam bir sosyal dayanışmaya dönüşmüştür. Cahiliye Dönemi Mekke’sinde putlar adına kesilen ve etleri heba edilen hayvanların aksine; İslam, kurban etinin üçe bölünmesini (bir kısmı ev halkına, bir kısmı akrabaya, kalan büyük kısmı ise yoksullara) tavsiye etmiştir. İslam peygamberi ve arkadaşları bu uygulamayı harfiyyen yerine getirerek bizlere örnek olmuşlardır.
Böylece kurban:
• Zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatan,Yıl boyu evine et girmeyen hanelerin kapısını çalan,Toplumsal barışı ve "biz" bilincini tazeleyen bir köprü haline gelmiştir.
Bugün Bize Ne Anlatıyor?
Bugün modern dünyada kurbanı, sadece bir hayvanın kesilerek kanının akıtılması olarak görmek, onun derin tarihsel ve sosyolojik mirasını ıskalamak demektir. Kelime anlamı olarak "yaklaşmak" (kurbiyet) kökünden gelen kurban; aslında insanın kendi egosundan, hırslarından ve dünyevi bağımlılıklarından uzaklaşarak; paylaşmaya, empatiye ve insani değerlere yaklaşmasını simgeler.
Kurbanın tarihçesi bize şunu fısıldar: İnsan, paylaştığı müddetçe insandır. Binlerce yıl önce Habil’in samimiyetiyle başlayan, Hz. İbrahim’in teslimiyetiyle şekillenen bu ibadet; bugün bizim sofralarımızı büyütürken kalplerimizi de genişletmeye devam ediyor. Maddiyatın ve bireyselliğin ön planda olduğu bu çağda, "Benim olanı başkasıyla paylaşabiliyorum" diyebilmek, insanlığın hâlâ ayakta olduğunun en güzel delilidir.
Selam ve dua ile...
Saygun TOYGAR Müftülük /vaiz








Benzer Haberler
Kökleri İnsanlık Tarihi Kadar Eski Bir Teslimiyet Hikayesi: Kurban
Kurban Bayramı’nın Ruhuna Uygun İbadet Bilinci
KURBAN: PAYLAŞMANIN VE İNSAN KALABİLMENİN BAYRAMI
BAĞARASI’NDA EĞİTİMİN ADRESİ DEĞİŞTİ: KUR’AN KURSU DİYANET’E DEVREDİLDİ!
ÇOCUKLARIMIZ NEREYE GİDİYOR?
ELVEDA EY RAMAZAN
KADİR GECESİ: ÜMMET-İ MUHAMMED’E VERİLEN BÜYÜK İLAHÎ LÜTUF
Bir Gece ki Bin Aydan Daha Hayırlı