ELVEDA EY RAMAZAN
Bir ay boyunca gönüllerimizi kuşatan, sofralarımıza bereket, kalplerimize huzur, hayatımıza anlam katan mübarek Ramazan… Şimdi bizden ayrılmaya hazırlanıyor. Her vedada olduğu gibi bu ayrılıkta da bir hüzün var; fakat aynı zamanda bir muhasebe, bir iç hesaplaşma ve geriye dönüp bakma zamanı…
Ramazan, sadece aç kalmak değildi. O, nefsin terbiyesi, kalbin incelmesi, dilin arınmasıydı. Belki gün boyu susuzluk çektik ama asıl susuzluğun kalpteki merhamet eksikliği olduğunu fark ettik. Belki aç kaldık ama asıl açlığın adalet, şefkat ve vicdan olduğunu bir kez daha hatırladık.
Bu ayda Kur’an ile daha fazla hemhâl olduk. Secdelerde gözyaşı döktük. Geceleri biraz daha anlam kazandı; sahurlar birer tefekkür vaktine dönüştü. İftar sofralarında sadece yemek değil, kardeşlik paylaşıldı. Bir hurma ile açılan oruçlar, aslında gönüller arasında kurulan köprülerin başlangıcı oldu.
Peki şimdi soralım kendimize: Ramazan bize ne bıraktı?
Eğer bu ayın sonunda kalbimiz biraz daha yumuşadıysa, bir yetimin başını okşama ihtiyacı hissetmeye başladıysak, bir kırgınlığı onarmak için adım atabildiysek, işte o zaman Ramazan gerçekten bize uğramış demektir. Aksi hâlde o sadece takvim yapraklarından geçip gitmiş olur.
Ramazan, bir eğitimdi. Sabır eğitimi… Şükür eğitimi… İnfak eğitimi… Ve belki de en önemlisi, insan olma eğitimi… Şimdi bu eğitimin diplomasını almak değil, öğrendiklerimizi hayatın geri kalanına taşıma zamanıdır.
Unutmayalım ki asıl mesele Ramazan’da iyi olmak değil, Ramazan’dan sonra da iyi kalabilmektir. Asıl imtihan şimdi başlıyor. Namazlarımız, Kur’an ile bağımız, infakımız ve ahlakımız… Bunlar Ramazan’la sınırlı kalırsa, kazandığımızı zannettiğimiz birçok şeyi aslında kaybedebiliriz.
Ey Ramazan!
Sen bize sabrı öğrettin, biz sabırsız kalabalıkların içinde kaybolmayalım.
Sen bize paylaşmayı öğrettin, biz bencilliğe geri dönmeyelim.
Sen bize Allah’a yakın olmayı öğrettin, biz uzaklaşmayalım.
Şimdi gidiyorsun… Belki bir daha kavuşamayacağız. Belki bu son birlikte oluşumuzdu. Bu yüzden sana veda ederken kalbimizde bir dua, dilimizde bir niyaz var:
“Allah’ım! Bizi Ramazan’a ulaştırdığın gibi, Ramazan’ın ruhuna da ulaştır. Bu ayda kazandıklarımızı bizden alma. Bizi Ramazan’ı yaşayanlardan eyle; sadece yaşayan değil, yaşatanlardan eyle…”
Elveda ey Ramazan…
Hoşça kal rahmet ayı…
Sen gittin ama bizde bıraktığın izler silinmesin…
Hasan GÖKMEN
Kuşadası Müftülüğü Şube Müdürü








Benzer Haberler
ELVEDA EY RAMAZAN
KADİR GECESİ: ÜMMET-İ MUHAMMED’E VERİLEN BÜYÜK İLAHÎ LÜTUF
Bir Gece ki Bin Aydan Daha Hayırlı
Vahyin Yolculuğu: Hira’dan Dijital Çağa
Kalbe Konan Gömlek
Ramazan Ayında Düşünmemiz Gerekenler
Söke İlçe Müftülüğü’nden Görkemli Fener Alayı Programı
Peygamberimiz, Cami ve Hayat